Yazı Detayı
01 Mart 2018 - Perşembe 12:53
 
cuma sohbetleri 02.03.2018
Meral Metin
 
 

EMANET

Alemlerin Sahibi , Maliki ve Hakimi Allah ’u Teala’ya her daim şükreden ,ibadet eden mahlukatı adedince hamdolsun. O’nun ( c .c.) muhabbet tecellisi ,Mübeşşir (çok çok müjde veren) olan Muhammed (s.a.v.) üzerine de onlar adedince salat ve selam olsun.

İnsanoğlu yer yüzünde bir emanetçiden ibarettir canının ,malının ,evladının(v.s.) emanetçisidir.

Hadis’i Şerif’te Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’’Hepiniz çobansınız ve hepiniz gözetiminizin altında bulunanlardan sorumlusunuz. İmam (idareci) çobandır ,raiyetinde (emrinin altındaki tebaasından) sorumludur .Kişi ailesinin çobanıdır raiyetinden sorumludur. Kadın çobandır kocasının evinden sorumludur .Hizmetçi çobandır efendisinin malından sorumludur’’. Buyuruyor.Sorumluluğumuz altında olan her ne var ise hepsinin Allah ’u Teala tarafından bizlere verilmiş emanetler olduğunu bilip bu emanetin bir gün elbet sahibi tarafından geri isteneceğini ve bunun için o emanete gözümüz gibi bakmamız gerektiğini idrak etmeliyiz.MÜMİN: Kendisine itimat edilen ,güvenilir ,maddi manevi her hangi bir şeyin gönül rahatlığıyla , korkusuzca teslim edilebilir ,geri istendiği zaman eksiksiz alınabilir olan insan demektir.Büyükler emaneti tarif ederken ’’Senden başkasının senin üzerine bir hakkı vacip olduğu zaman ;senin o hakkı hak sahibine vermenden ibarettir.’’ Buyururlar .”Evet biz o emaneti göklere, yere ve dağlara arzettik, onlar onu yüklenmeye yanaşmadılar .Ondan korktular da onu insan yüklendi .O cidden çok zalim ,çok cahil bulunuyor.”(AHZAP 72.).Bu emanet hususunda pek çok rivayetler vardır. Onun tevhid (Allah ’u Teala’yı birlemek),ahirete iman ,namaz ,oruç(v.s.),malayaniden korunmak ,emaneti muhafaza etmek ,borcun ödenmesi gibi şer-i emir ve yasaklardır. Aynı zamanda göz, dil ,kalp bunlarda mülkün sahibinin bize geçici olarak vermiş olduğu emanetlerdir.Bir başka rivayette ise emanet ;Ruhlar alemindeki verilmiş olan sözdür .diyenler olduğu gibi. Emanet ;İlahi aşktır ,cezbedir ,muhabbettir ,feyizdir diye tefsir edenlerde olmuştur .Meleklerde büyük bir muhabbet görülse de onların muhabbeti sıkıntı ve belalarla kazanılmadığı için manevi yükseliş sadece insan için vardır .Çünkü insan meleklerin üzerinde faziletli kılınmıştır .Bu yüzden sıkıntı ve belalarda yalnız insan içindir .her bir sıkıntı ve belada emaneti korumak için ne kadar sabredersek ’Emin ’lik mertebesine o kadar çabuk ulaşırız.HAFIZ: Denizdeyiz ,karanlık bir gece ,dalga korkusu ve dehşetli bir girdap. Sahilde yolculuk edenler halimizi nereden bilecekler? Diyor.Yani korkunç imtihanlar içinde ilerlemeye çalışıyorum ,sahilde ıslık çalarak keyifle dolaşıp ’’Ben Aşığım..’’ diyenler bizim halimizi ne anlasınlar .Dertsiz sevginin değeri yoktur. Sevgili’den gelen her şey sevgili. Allah (c.c.) bu emaneti kuluna teklif ettiğinde kul Yaradan’ın kendisiyle muhatap olmasının sevincini yaşadı. Sırf bu yüzden ne zorluğunu düşündü nede korktu. Belki de Rabbim bu masumca kabullenme hürmetine tövbe kapısını kıyamete kadar açık bıraktı.Aşk ve muhabbet emanetini Rabbimiz önce dağa ,yere ,göğe teklif etti fakat onlar bu aşkın heybetinden ve sorumluluklarından korkup almayı kabul etmediler .’’Biz senin emirlerine itaat eder boyun eğeriz ,sevap ve azap istemiyoruz’ diyerek bu teklifi geri çevirdiler.”-Görmedin mi? Hep Allah ’u Teala’ya secde ediyor ,gökteki yerdekiler ,ay ve yıldızlar ,dağlar ,ağaçlar.” (HAC 18).Bu ve pek çok ayeti kerime onlarında Hakkani bir hayata sahip olduklarının delilidir. Eğer canlı olmasalardı Allah ’u Teala Tur dağına tecelli ettiğinde parça parça olmazdı, Kur-an ’ı Kerim de Davud (a .s.)’ın dağlarla beraber tesbih ettiği, Süleyman (a.s.)mı rüzgarın taşıdığı buyurulmazdı. Aynı zamanda taşların Rasulullah (s.a.v.)’me selam vermeleri ,mescid deki hurma kütüğünün inlemeside onların hayat sahibi varlıklar olduğunun delilleridir.”Ve hiçbir şey yoktur ki O’nu(c.c.) hamd ile tesbih etmesin.” (İSRA 44).Allah ’u Teala emaneti tercihe dayalı bir teklif olarak sundu. Onlarda eksik veya yanlış yapıp emirden uzaklaşırlarsa azaba düşmekten korktular. Ama insan o emaneti yüklendi. Halife olarak yaratılan kul Allah’ a olan muhabbetinden hiç tereddüt etmeden emaneti kabul etti, omuzladı .Allah ‘u Teala’nın bu teslimiyet hoşuna gitti ve ’’Mademki sen Benim emanetimi yani aşkımı kabul ettin. Bende sana, gözüne bir perde koyup harama bakmaktan korktuğun zaman perdeni indirmen için yardım edeceğim. Kalbine bu aşktan başka aşk girmesin diye. Dilin içinde bir çene ve kilit kılacağım, helal olmayanla konuşmaktan korktuğun zaman o kilidi kapatmana yardım edeceğim. Dilin benden başkasını zikretmesin diye.” buyurdu. Buyuruluyor ki; Bu emaneti H.z. Adem (a.s.) hakkını vermek şartıyla kabul etti sevinçle yüklendi. Fakat ikindi ile akşam arası kadar bile zaman geçmedi

ki yasak meyveden yedi. Bunun üzerine ayetin sonunda Allah’u Teala ‘’O(Ademoğlu) cidden çok zalim, çok cahildir.’’ Buyurdu.Zulüm, haklıya hakkını vermemektir. Emanete vefa göstermeyip onun hakkına riayet edilmediği, verilen emaneti yerinde kullanmadığı için zalim, akıbetinin yolunu bilmediği için cahildir insanoğlu.Büyüklerin alışkanlığıdır. Eğer birine değerli bir emanet teslim ederlerse ona mühür basarlar. Emaneti geri istediklerinde de o mührü ararlar. Eğer mührü yerindeyse emaneti geri verene övgüler yağdırırlar. Ruhlar alemindeyken de bize bu emanet verildi. ‘’Ben sizin Rabbiniz değil miyim?’’ sorusuna aşkla , muhabbetle ‘’Bela’’ (evet )sözümüze mühür basıldı. ömür bitip toprağa girdiğimizde Melekler ’’Rabbin kim? ’’diye soracak. Eğer ki dünyada o söz üzerine başka ilah edinmeyip sevdiğimize sadakat gösterdiysek mühür sağlam demektir İNŞAALLAH. O vakit cümle övgüler ve nimetler bizim için.Yok eğer ihanet ettiysek itap(azarlama) ve azap var demektir. Rabbim Dünya hayatımızı Allah aşkına sadık geçirip, ahirette emin kullar olarak haşr edilmemizi nasip etsin AMİN.

 
Etiketler: cuma, sohbetleri, 02.03.2018,
Yorumlar
Haber Yazılımı