Yazı Detayı
08 Şubat 2018 - Perşembe 21:32
 
Cuma Sohbetleri
Meral Metin
 
 

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hayır kapılarını açıp şer kapılarını kapatan Fettah olan Allahu tealaya hamd olsun.Marifetin ilmin kaynağı olan Hz.Muhammed (sav) üzerine mahlukat adedince salat ve selam olsun. Rabbim ilim aşığı olan gönüllere vesile olan gündem25 sorumlularından ebeden razı olsun İnşaallah. Mevla teala kalemimizi hakkın gayrısından çalışmaktan men etsin. Kuranı kerim ,sünneti seniyye üzere ehli sünnet velcemaat yolunun izinden ,kapısından ayırmasın. Yazılacak her kelamın hak adına hakkını verip gönüllere nakş etmeyi ve her bir gönülden ihsanıyla nice Kuranı kerim aşıkları ,hak hakikat yolcuları yetiştirmeye muvaffak etsin. Niyetimiz Kuranı kerimin vücut bulmuş hali olan Hz. Muhammed (sav)’in ahlakını ,islami duruşunu, kulluğu ne şekilde ifa edişini ümmeti Muhammede yansıtmak, Rabbim muvaffakiyet ihsan edip yardımını esirgemesin Amin. Söz Kuranı kerim’den ,kalem yazı bizden ,örnek Resulüllah (sav)’den, hayata geçirmek ümmetten muvaffakiyet “isteyin vereyim” buyuran mevladan.

Konumuzun başlığı ADALET

Adalet : Düzenli ,dengeli davranma zıddı ise zulüm (gadr) ve insafsızlıktır. Allahu tealanın bahşetmiş olduğu emanetlere sahip çıkıp onları en güzel şekilde sahibine iade etmenin temel şartı ADALET’i korumaktır. Bir anne baba emaneti olan evlatları arasında makam sahiplari çalışanları araasında eşlerin birbirleri arasında adaleti sağlaması demek toplumun huzurunu mutluluğunu güven ortamını kurmak ve korumak demektir. Ayeti kerimede şöyle buyuruluyor “Hükmettiğin zaman onlar arasında adaletle hükmet . Şüphesiz Allahu teala adil olanları sever” (maide 42). Konumun ne olursa olsun bir müdür bir garson bir çöpçü bir komşu bir öğretmen (v.s..) hiç fark etmez eğer hükmüne ihtiyaç duyulan bir konu varsa bunu Allahu teala’nın kitabına Resulüllah (sav) ‘in sünnetine uygun bir adalet yolu tutarak çözmek gerekir. Adaletli olan kişinin şu vasıfları taşıması gerekir.

1) Adalet sahibi olan kişi ne pahasına olursa olsun , neye mal olursa olsun hiçbir meşguliyetinde ve işinde yalan söylemeyen kişidir. Adalet duvarlarını yıkan, güvenilirliği ve düzeni bozan yegane düşman yalandır. Nefis çıkarlarını gözetmek için rakip gördüğü hususlarda karşısındakinin diskalifiye olması için yalan söyler ve yalan adaletin, düzenin, dengenin katili olur. Bu sebeple islami adalette istek ve heveslere yer verilmemiştir. İnsan her kapıya gelen evladını beğenene kızını vermediği seçip en iyisini beklediği gibi . Kendisine koruma yetkisi verilmiş olan işlerde de sadece maaşı ya da makamı için isteyene değil konumun hakkını verecek, o işi en iyi şekilde yapacak, sadece yapmakla kalmayıp o işle alakalı yeni fikirler ortaya koyacak insanları seçip o makamı ehline teslim etmelidir. Genellikle iş hayatında yapılan en büyük adaletsizlik eş, dost, tanıdık diyerek ehil olmayan insanları öne geçirip işin ziyan edilmesi hususudur. Ayeti kerimede buyuruluyor ki “Haberiniz olsun ki Allahu teala size şunları emrediyor . Emanetleri ehline veresiniz ve insanlar arasında hükmettiğiniz vakit , adaletle hükmedesiniz . Hakikat Allahu teala size ne güzel vaaz veriyor. Şüphesiz ki Allahu teala semi ,basir bulunuyor.” (nisa 58). İnsanoğlu her işinde yalansız, riyasız , adaletle emanete ihanet etmeden yaparsa hem kendi itibarını yükseltmiş olur.(çünkü

adaleti koruyupta bu ahlaklara sahip olanlar Kamil akıl sahipleridirler.) hem de bol rızık ve huzur ile hem dünya hem ahiret rahatını elde etmiş olur.

2) Adalet sahibi olan emanetçi kul babasını öldüren kişi hakkında dahi hüküm verirken dikkatli olur. Sevgi veya nefretine uygun hareket etmez. Adam kayırıp mazlumun ahını almaz, bu bir zulümdür ve hangi konum veya mevkide olursa olsun o kişiyi helaka götürür. Sırf kendisine yalakalık yapıyor, her söylediğine başını sallıyor diye bir insanı diğerleri arasında kayırmak o kişinin ahiret saadetini kaybetmesine sebep olur. Nice padişah, kral ve hükümdarlıklar sırf bu nefsani sebeplerden dolayı zarar görmüşlerdir. Akraba ,eş , dost derken başkasının dünyalığını kazanması için ahiret hayatını mahvetmek en büyük cehalettir. Elde edeceği birkaç kuruş için seni ve kendisini ateşe atan kimseden daha kötü hangi düşman olabilir.

3) Akrabalık ve yakınlık bağlarına göre adaleti değiştiremez öyle olsaydı Resulüllah (sav) amcazadesi kendi büyüttüğü “ilmin anahtarı” diye verdiği damadı ve zürriyyetini devam ettirecek olan Hz. Ali (ra)’ı halife olarak birinci sırada zikrederdi, dünyasını değiştirmeden onun halife olmasını belirtirdi, ve buna da hiç kimse itiraz edemezdi. Fakat Rasulüllah (sav)’in yanında akrabalık veya kan bağı değil Allahu tealanın rızası daha önemli idi.

4) Zengin fakir ayrımı gözetmeden, insanların sosyal statülerini ayırt etmeden adaletle hükmetmek gerekir. Aynı suçu işleyen iki kişiden zengin olana toleranslı davranıp fakir olanı ezmek zulmün en şiddetlisi olur. Bir gün Mahzumoğulları kabilesine mensup eşrafdan Fatıma adında bir kadının hırsızlık yaptığı söylenerek Peygamber efendimizin huzuruna getirilmişti. Kadının elinin kesilmesine karar verildi , fakat daha önceki gelenek ve alışkanlıklarına göre kureyşten olan asil bir kadın hakkında suç işlemiş olsa dahi böyle bir hüküm verilemezdi. Hükmün infazının durdurulması için kureyşin ileri gelenleri Hz. Peygamberin(sav) çok sevdiği Üsame bin zeyd’i araya koyarak bu kadının affedilmesini istediler. Üsamenin böyle bir şefaatte bulunmasını istemesi Hz. Peygamber(sav) çok ağır geldi. Hemen ashabını mescidde toplayıp bu konuda onlara şöyle hitap etti.

- Ey insanlar sizden evvel yaşamış toplumların neden dolayı yollarını şaşırıp saptıklarını biliyormusunuz? Asil zadeleri bir hırsızlık yaptığı zaman onu affeder, zayıf ve kimsesizleri bir şey çalarsa onları cezalandırırlardı. Allah’a yemin ederim ki , böylesine kötü bir hırsızlığı mahzum kabilesine mensup Fatıma değil, kendi kızım Fatıma yapmış olsaydı kesinlikle onun elini kestirirdim. (müslim ,hudüd 2)

Hadiste buyuruluyor ki “Adil devlet başkanı ve idareciler mahşer yerinde Allahu tealanın yüce lütfuna ve himayesine mazhar olacakların öncüleridir.”(buhari,edep 36)

Hz. Ömer (ra) adaletin timsali , hümü Kuranı kerimden ayrılmayan insan buyuruyorki “Seni ölümede götürse doğruluktan sakın ayrılma”

Rabbim bütün işlerimizde ,amellerimizde , aldığımız nefesimizde Kuranı kerimin yolundan Rasulüllah(sav) in sünnetinden, adaletin çizgisinden bizleri ayırmasın ve ayağımızı sıratı müstakimden kaydırmasın (Amin).

 
Etiketler: Cuma, Sohbetleri,
Yorumlar
Haber Yazılımı